1. YAZARLAR

  2. Nesim Temel

  3. Tükürdüğünü Yalayan Zevat!
Nesim Temel

Nesim Temel

Tükürdüğünü Yalayan Zevat!

A+A-

Bazen insanlar kendilerini bulunmaz bir Hint Kumaşı sanabilirler (!)

Bu kendini Hint kumaşı sananlar, bazılarının destekleriyle belli makamlara gelmektedir ama makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref kazandırır. Bunun bilincinde olmayan yüreği beş para etmez zevatlar vardır..!

Yunan Filozof Aristoteles’in şu sözleri, “Mevkilerini para ile satın alan kişiler, masraflarını geri almak yoluna düşerler.” geldi aklıma; Ne kadar doğru ve ne kadar yerinde olan bir söz, tabii bunu anlayabilene?

Neyse konuyu fazla dağıtmadan, konumuza dönelim. Özellikle siyasetle uğraşan veya yeni yeni bir makama getirilmiş ve bu makama gelene kadar, öpmediği el, koklamadığı ayak bırakmayan ve verdiği sözleri (tükürdüğünü yalayan) tutamayan zevat’a, şu sözleri hatırlatmak isterim: İyi bir aydın, inanmadığı sözleri söylemez, başaramayacağı işe girişmez, yapamayacağı iş için kimseye söz vermez. Sadece yerine getirebileceği şeyler için söz verir. Kısacası söz vermek, öpücük vermeye benzemez, Zevat efendi.

İmam Gazali diyor ki; “Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallarlar.” Zevat, gelir gelmez hemen astlarını ısırmaya başlarmış. Sonrada üstlerinin ayaklarını ve ellerini yalayarak öpermiş. Kendi bildiği davası uğruna ve onunla bu davada yol alan, dava arkadaşlarını da gözünü kırpmadan bozuk para gibi harcarmış.

Hani, sen bu inandığın dava uğruna yola çıkmış arkadaşlarını ve seni o makama getiren, seninle gece gündüz çalışan o dava arkadaşlarını birer birer harcamakta, ne demek zevat?..

Sözün özü şu; Yüksek tepelerde hem yılana, hem kuşa rastlayabilirsiniz, biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir. Mevkii için arkadaşlarını feda eden değil, aksine gerektiği zaman arkadaşları uğruna mevkiini, hatta hayatını verebilen adam büyük adamdır.

Zevat’ın sandığı gibi, her şey öyle güllük gülistanlık değildir! Bazı rütbeler, makamlar ve roller bir ayrıkotu gibi yaşam bahçenizi kaplıyor ki, onlar sökülüp gittiğinde, artık ekilip biçilmeyen bir bahçe, işe yaramayan bir ömür kalıyor elinizde. Kime iyilik veya kötülük yaptıysan çıkar karşına ve bunun bedelini ödemekle kalmayıp, doğuracağı acı dolu sonuçlarına katlanır insan.

Sonuç olarak, sözünü tutmayan ve tükürdüğünü yalayan Zevat efendi. Görmez ve bilmez misin ki herkes makam sahibinin önünde el pençe divan durur ve onu över; Fakat talihi dönünce, bu göbek üzerindeki ellerin parmakları, önünde iki büklüm olduklarının gözlerini oymak ister; dünlerinin utanç verici riyakârlıklarının şahidi kalmaması için. Makamla büyümeye çalışması, insanın küçüklüğünün itirafıdır.

Bu yazı toplam 643 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM YAZ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum