1. YAZARLAR

  2. Mehmet Hanifi Alır

  3. KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜ Başlıklı yazı dizimizin 8.incisi
Mehmet  Hanifi Alır

Mehmet Hanifi Alır

KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜ Başlıklı yazı dizimizin 8.incisi

A+A-

KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜNDE (MÎR, AŞİRET, AĞA) İLE (SEYYİD, ŞEYH) VE MELELER'IN (DİN ALİMİ) ROLÜ, BUGÜNE YANSIMASI VE ŞİMDİKİ GERÇEKLİK

Başlıklı yazı dizimizin 8.ıncisi

B] SEYYİDLİK:

Eski dinlerin çoğunda bir din adamı kast sistemi vardır. Hindu dinlerinde, Din adamları Brahman kast sınıfı; Şamanistlerde, şamanlar daha çok genetik bir sistemle din adamlığı kâhin veya ruhban olarak devamı etmiştir. İbrahimî ya da İsrail Oğullarında da: İbrahim Aleyhiselamın oğlu Hz.İsmail ve Hz.İshak, Hz. İshak’ın oğlu Yakup (İsrail), Hz.Yakub’un oğlu Hz. Yusuf, Hz.Yakup Paygamberin oğlu Levi’nın torunlarında Hz. Musa ve kardeşi Harun, Hz. Yakub’un torunlarıdan, Hz. Davut, Hz. Davud’un oğlu Hz.Süleyman, gene Yakubu’un torunlarından Yuşa ve Zekeriya, Hz.Zekeriya’nın oğlu Yahya, Hz. Yahya’nın kuzeni Hz. İsa vs. Zerdüşt dininde de durum çok farklı değildir.

Hıristiyanlık’ta din adamı sınıf vardır. Ama, genetik değildir.

Kürt Kültüründe ise gerek Alevilerde Pirlik veya Seyyidlik gerek Yezidilerde Pirlik gerekse Sünnilerde Seyyidlik ve Şeyhlik genetik olarak kutsi bir ayrıcalık arz etmektedir.

İslamiyet’te de; Özellikle Ehl-i Sünnet itikadında; İlk Halifelerin seçimlerinde de görüldüğü gibi din adamı sınıfı yoktur, meşveret ve İcma-ı Ümmet esastır.

Ama bunun yanında, İslam toplumunda; EHL-İ BEYT, Al-İ RESUL, ŞERİF ve SEYYİD olgusu vardır ve ayrı bir önem taşımaktadır.

ŞERİFLER: Hazreti Peygamberin kızı Fatim’a ve Hz. Ali’nın oğlu Hz. Hasan’ın neslini,

SEYYİDLER: Hazreti Peygamberin kızı Fatim’a ve Hz Ali’nın oğlu Hz. Hüseyin’ın neslini,

EHL-İ BEYT: Daha çok Hazreti Peygamber’in (S.A.V) nesli ile Hz. Hamza ve Hz. Abbas gibi Müslüman amcaları sülalesini (Ebuleheb amcası müşriktir),

AL-İ RESUL: Bazı âlimlere göre neslini; bazılarına göre nesline mensup evliyaları; bazılarına göre neslini, sahabelerini, âlimleri ve evliyaları ( Kısacası ümmeti ) ifade eder.

Nitkim beş vakit namazda, otururken, ETTEHİYATU’dan sonra okunan Salavat duası;

‘’ Allâhumme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammedin kemâ salleyte âlâ İbrâhîme ve âlâ âli İbrâhîme .( Allah`ım! Muhammed`e ve Muhammed`in aline rahmet kıl, tıpkı İbrahim`e ve aline rahmet kıldığın gibi)’’ bunun bir ifadesidir.

Şia itikadında ise; hilafette ve yönetim biçiminde, Al-i Resul ve Seyyidliğin ayrı bir durumu vardır. Zira imamlık müessesi veraset yolu ile olur ve on iki imam Peygamber neslindendir ve olmak zorundadır.

Kürt toplumunda neden seyyidliğin ayrı bir önemi vardır? Kürt ailelerin bir kısmı gerçekten Seyyid midir? Neden Araplardan ve Müslüman Türklerden daha çok Kürtlerde seyyidlik ön plana çıkmıştır? Kürtler, Seyyid bildiklerimiz için ne kadar fedakârlık yapmıştır? Seyit bildiklerimiz, Kürtler için ne kadar fedakârlık yapmışlardır? Seyit, Ömerî, Halidî, Ebubekir’i, Hüseynî, Şerif, Ensari olduğunu söyleyenler gerçekten Arap asıllı mıdır?

Bunun birçok tarihsel, sosyal, siyasal, sosyolojik, sosyopsikolojik ile dinsel olan ve olmayan nedenleri vardır:

• Araplardan sonra Hz. Ömer döneminde Farslarla İslamiyeti kabul eden ilk halk olması münasebetiyle, Ümmeye Oğulları döneminde, Emevi zulmünden kaçan ve Abbasiler döneminde ise Abbasi zulmünden kurtulan Evladı Resul; en yakın coğrafya olması hasebiyle daha çok Kürtlere sığınmışlardır

• Kürtler; tarihi kadim gelenekleri gereği, hiçbir zaman yabancıları ötekileştirmezler; tersine yabancıya kucak açıp sonuna kadar misafirperverliklerini gösterirler; aç kalırlar ama misafire yedirirler. Ayrıca, inandıkları davaya sonuna kadar arkasında dururlar. Onun için içlerine sığınan Evladı Resul’e kucak açmışlardır.

• Kürtler, hem gelenekleri gereği dışarıdan içlerine gelen yabancıya değer vermeleri hem de muhtemelen eski inançlarının etkisi ile olsa gerek Evladı Resule karşı tüm Müslüman topluluklardan daha farklı bir tutum ve ayrıcalıklı konum sergilemişler.

• Kürt aşiretlerinin; İslamiyet’in ilk döneminde, Emevî ve Abbasî dönemlerinde, Mervaniler, Hasanveyh gibi kurdukları devletler daha çok Ehl-i Beyt’e yakınlar.

• Evlad-ı Resule ve Ehl-i Bayt’e zulüm eden, Emevi ırkçılığına karşı Kürt asıllı olduğu söylenen Eba Müslüm Horasani liderliğinde Emevi iktidarı yıkılmış, yerine Peygamber’in amcası Hz. Abbas sülalesi iktidara getirilip Abbasi İslam İmparatorluğu olarak devam etmiştir.

• Kürtler; aslen Horasan tarafından olup kendilerine daha yakın, Ebu Hanife’nin Hanefi mezhebi yerine; anne ve baba tarafından Al-i Beyt’ten olan İmam Şafii’nin Şafii mezhebini tercih etmişlerdir.

• Kürtler; Türklerden 200 sene önce Müslüman oldukları için Ehl-i Beyte yapılan haksızlık dönemi; onların ilk Müslüman oldukları evreye denk gelmiş olup daha fazla sempatiye yol açmıştır.

• İlk dönemlerde daha çok mağdur, mazlum, muhlis gözü ile bakılan, hatta kız alıp verilmeyen, çalıştırılmayan, korunan, gözden sakınan Seyit ailelere; Müslüman devletler ödenek ayırıp maaşa bağlamışlardır.

Bir ara o kadar ileri gidilmiş ki şecere belgesi kimin elinde ise o kişi ödenek alıyor. Karaborsaya döşen şecere belgeleri ve sahte üretilen şecereler çoğalınca, Fatih Sultan Mehmed’in 500 kişiyi sahtekârlık ve istismardan idam ettirdiği söyleniyor.

• İlk dönemlerde zulme uğramış, Kürt toplumuna karışmış, gözü gibi bakılan Evladı Resul olmakla beraber; Abbasi ve sonrası dönemlerde birçok Kürt beyleri, mirleri, aşiret reisleri, Nakşi şeyhleri vs. şecerelerini mutlaka Hz.Hasan’a, Hz.Hüseyin’e, Hz Abbas’a, Hz Ömer’e, Halit Bin Velid’e, Hz Ebubekir’e, Eyyubül Ensariye dayandırmıştır. İslam İmparatorluklarının yönetim biçim gereği; bir kısım vali, yönetici vs. dışarıdan gelmiştir. O, ayrı bir konudur.

Nitekim Bruinessen, bu konuda;

‘’Öte yandan, seyyidlerin hepsi de yoksul ve güçsüz değildir. Eğer bir seyyidin biraz gücü ve prestiji varsa, nesebi de buna katkıda bulunmaktadır. Kürdistan’da bunun en belirgin örneği, Kadiri tarikatı şeyhleridir. Hemen hepsi seyyittir ve Peygamberle kan bağları olduğu için taraftarlarınca diğer şeyhlerden üstün tutulurlar.

Benzer bir şekilde bazı Kürt aşiret reisleri de, pozisyonlarına meşru bir görünüm vermek için, kendilerini çoğu Arap olan İslam büyüklerine bağlayan ancak düzmece olduğu bazen apaçık belli olan soy kütüklerinden yararlanmayı denemişlerdir.’’ diyor.

Aynı konuda Basıl Nıkıtıne ; ‘KÜRTLER’ adlı kitabında övgü ile söz ettiği, ne yazık ki hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz, hocam öğretmenim diye söylediği, anlatımına göre 1918 de öldürülen Molla Sait’ten söz edip şöyle diyor:

‘’ Benim Kürtçe hocam olan Molla Sait ise, şeyh ve ağalara karşı duygularını benden saklamıyordu.’’

‘’ Gerçek bir Kürt olan Molla Said’in, halkını yöneten bütün kişilerde gördüğü bir kusur da bunların, ‘sivrilip’ bir komuta konumunu ele geçirir geçirmez, kendilerine hemen Kürt olmayıp Arap olduklarını kanıtlamaya yönelen bir soy ağacı düzmeye kalkışmaları idi. Molla Said bu konudan alaylı ve renkli bir dille söz ediyordu: Kim beg olursa’ Ben Abbasi soyundanım, Ömerî soyundanım, Halidî soyundanım ya da (felanî),falanın soyundanım(bevani) , ya da şalgam soyundanım (SÜGL), (PEVAZÎ) soyundanım, havuç soyundanım (GIZERÎ) soyundanım’ der durur da KÜRDÜM demeye bir türlü dili varmaz.’’

• Son yıllarda, özellikle 2000’lerden sonra;

 Kürt toplumunun gelişmesi,

 Büyük şehirlere göç etmesi,

 Sanayi ile tanışması,

 Toprağa bağımlılıktan kurtulması,

 Bilişim teknolojisinin gelişmesi,

 Bilgiye kolayca ulaşmanın verdiği öz güven,

 Eğitim seviyesinin yükselmesi,

 Yeni neslin politize olması gibi sebeplerle,

Artık Şeyh ve Seyit olduğunu söyleyen aileler; dini bir vecih ve aşiret üstü bir yapı olmaktan ziyade, kendilerini Kürt Şeyh aşireti gibi lanse etmeye çalışıyorlar. Bu konuda da gene Bruinessen, böyle diyor;

‘’Özetlersek: Peygamber ya da başka bir İslam kahramanının soyunda olma iddiası, Kürt toplumunda güç ve prestij elde etmeye yetmemekte ama zaten başarı kazanmış olanların başarılarını artırmasına katkıda bulunabilmektedir.’’

Bu yazı toplam 25 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM YAZ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.