1. YAZARLAR

  2. Mehmet Hanifi Alır

  3. KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜ Başlıklı yazı dizimizin 6.ıncisi
Mehmet  Hanifi Alır

Mehmet Hanifi Alır

KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜ Başlıklı yazı dizimizin 6.ıncisi

A+A-

KÜRT TARİH VE KÜLTÜRÜNDE (MÎR, AŞİRET, AĞA) İLE (SEYYİD, ŞEYH) VE MELELER'IN (DİN ALİMİ) ROLÜ, BUGÜNE YANSIMASI VE ŞİMDİKİ GERÇEKLİK

Başlıklı yazı dizimizin 6.ıncisi

MİRLİKLERİN MERKEZE BAĞLANMASI, NAKŞİLİĞİN GELİŞMESİ, İSYANLAR DÖNEMİ (TANZİMAT DÖNEMİ) (1840-1890)=50 YIL

Burjuvazinin gelişmesi; yeni coğrafi keşifler; Avrupa Ülkelerinin Deniz aşırı yeni koloniler, egemenlik alanları ve sömürgeler oluşturması; Hristiyan misyonerlerin dünyaya yayılması; hepsinden önemlisi Fransız devriminin dünyayı etkisi altına alması; batıda özgürlüklerin genişlemesi ve sanayinin ilerlemesi; Osmanlı gibi bütün statükocü imparatorluklar etkilenmiştir.

Gittikçe zayıflayan, yavaş yavaş toprak kaybetmeye başlayan Osmanlı Saray yönetimi; batıya ayak uydurmak için yeni bir yönetim şekline benimsedi. Bir dizi değişiklerin yanında, 1514’te Kürt Mirlikler’inin, Yavuz Sultan Selim’le yaptıkları anlaşmayı, tek taraflı fesih ederek statülerini değiştirip merkeze bağladı.

Ne oldu ise bu tarihten sonra oldu. Mirlikler, gerek merkeze bağlanmak istememeleri gerek aşırı vergi ve yüke itiraz etmeleri gerekse mevcut haklarının ve konumlarının ellerinden alınması sebebiyle peyderpey isyan ettiler.

Bu süreçte aşiretler başıboş, başsız kaldılar. Hem kendi aralarında hem de onlarla Osmanlı Merkezi hükümeti arasında kendilerini temsil edecek, bir denge unsuru kalmamıştı. Dengeyi sağlayan mirler yoktu.

1840-1841 yıllarında İstanbul’dan izin alarak Kürt coğrafyasını dolaşan, inceleyen ve sonra gördüklerini kitaplaştıran ünlü Amerikalı papaz, misyoner, araştırmacı, yazar Horatio Southgate’nın gözlemlerine göre: ‘’bu yıllarda, iki sene boyunca yağmur yağmadığı ve kıtlık olduğundan dolayı Diyarbakır ve çevresinde:

Diyarbakır ve çevresi mirlik olmayıp Osmanlı yönetim merkezine bağlandığı için,

Nizami Cedit devrede olduğu için,

1939’da Nizip’te Ordunun yenilgiye uğramının kini olduğu için

Kürtlere karşı bir nefret doğduğu için,

Sahip çıkılmamaktan, kasıttan, açlığa bilebile mahkûm bırakmaktan 5000 Kürt ortalıkta ve yolların kenarında açlıktan ölmüştür.

Tam tersine Cizira Botan tarafı; Botan Mirliğine bağlı olduğu sebebiyle oldukça müreffehti ve kıtlığa rağmen yönetim sahip çıkıp sıkıntılara mahal bırakmıyordu.’’

Tıpkı Birinci Dünya Savaşında, Sarıkamış Allahü Ekber dağlarında, çoğunluğu Hamidiye Alayları mensubu olmak üzere, bu satırların iki dedesi Sıloyê Heso ile Musa’yı Mıhı dâhil 90.000 kişinin şehit olmasıyla; Enver Paşa’ya sorulduğunda ise ama ‘Onlar Kürt ‘ demesi gibi.

İşte, bu 50 yıllık dönemde (1840-1890) 2.Mahmut Tanzimat Fermanından 2.Abdulhamit Hamidiye Alayları dönemine kadar;

• Aşiretler arası dengeyi sağlan,

• Aşiretlerle Osmanlı Merkezi Hükümeti arasında denge olabilen,

• İsyanların dindirmesinde faydalı olabilen,

• Mirlerden boşalan yeri doldurabilen,

• Batıda gelişen Hıristiyan misyonerlere karşı tedbir olabilen,

• Osmanlı ortak değer ölçüsünde mihenk taşı olan,

Bu boşluğu dolduran; bozulan dengeyi onaran;

Kürt toplumsal hayatında kudsiyet arz eden SEYYİDLİK,

İslam dininin bir ekolu olup tasavvufun bir formasyonu olan Kadirî ve Nakşî gibi tarikatlar (özellikle XALİDİLİK),

Selçuklu Medreselerinden beri etkili Kürt kültür, edebiyat ve İnanç eğitimi konusunda çok önemli bir rolü olan MELELİK olgusunu,

Ve bütün bunlardan müteşekkil NAKŞİLİK VE MEDRESE rolünü görüyoruz.

Şimdi; Kürt Kültür tarihinde Seyyidlik, Nakşilik ve Meleliği irdeledikten sonra, Kürt siyaset tarihinde Ağalık ve Şeyhliği analiz edeceğiz.

Bu yazı toplam 15 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM YAZ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.